16 Ocak Cuma Hutbesinin Konusu Belli Oldu: Din İstismarı Uyarısı
Cuma namazı, bu hafta da yurt genelinde yoğun katılımla eda edilecek. Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 16 Ocak Cuma hutbesinde, toplumun en hassas meselelerinden biri olan din istismarı konusu ele alınıyor.
Diyanet tarafından yayımlanan hutbede, İslam’a ve Müslümanlara en büyük zararı veren anlayışlardan birinin, dini kendi çıkarları doğrultusunda kullanan kişi ve gruplar olduğuna dikkat çekiliyor. Hutbede, sahih dini bilginin önemine vurgu yapılarak, hurafe ve aşırılıklardan uzak durulması gerektiği hatırlatılıyor.
Din, Bozgunculuğun Değil Islahın Kaynağıdır
Hutbede, insanın yeryüzündeki varlık amacının imar ve ıslah olduğu ifade edilirken, doğru dini bilgiden uzaklaşmanın ise fitne ve bozgunculuğa yol açtığına işaret ediliyor. İslam’ın aşırılığı reddeden bir din olduğu hatırlatılarak, Müslümanların dengeli ve ölçülü bir hayat sürmeleri gerektiği vurgulanıyor..
Kendini Dinin Tek Temsilcisi Görenlere Uyarı
Metinde, dini istismar eden yapıların kendilerini dinin tek temsilcisi gibi göstermeye çalıştığına dikkat çekiliyor. Bu grupların, Kur’an ve sünneti bağlamından kopararak keyfi yorumlara yöneldiği, ayrıştırıcı ve dışlayıcı bir dil kullandığı belirtiliyor. Dini kavramların şiddeti meşrulaştırmak için araç hâline getirilmesinin İslam’ın özüne aykırı olduğu vurgulanıyor.
Hiç Kimse Din Üzerinde Tekel Kuramaz
Hutbede, dinin sahibinin yalnızca Allah olduğu, İslam’ı en doğru şekilde yaşayan ve aktaran kişinin ise Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s) olduğu ifade ediliyor. Hiç kimsenin kendisini mutlak doğru sahibi ilan edemeyeceği, başka Müslümanları iman dairesinin dışına itme hakkına sahip olmadığı açıkça dile getiriliyor.
Gençlere ve Topluma Çağrı
Dijital mecralarda özellikle gençlerin hedef alındığına dikkat çekilen hutbede, İslam’ı şiddetle yan yana göstermeye çalışan anlayışlara karşı uyanık olunması gerektiği belirtiliyor. Gençlerin sahih dini bilgiyi ehil kişilerden ve doğru kaynaklardan öğrenmesinin önemine vurgu yapılıyor.
Hutbe, dinin istismar edilmesinin hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük zararlar doğurduğu hatırlatılarak, birlik ve beraberliğin korunması çağrısıyla sona eriyor.







