
“Enerjimizi mezhep kavgalarıyla tüketmeyelim”
İslam coğrafyasında katledilen çocuklar için İHH’nın öncülüğünde çok sayıda sivil toplum kuruluşu tarafından basın toplantısı düzenlendi.

Basın toplantısında konuşan İHH Genel Sekreteri Ahmet Göksun, “Katillerin bombaları ‘Şii misin, Sünni misin, Selefi misin, Sufi misin?’ diye sormuyor. Emperyalist güçler İslam coğrafyasını adım adım işgal edip, çocuklarımızı hayattan koparırken bizler enerjimizi ve birliğimizi mezhep kavgaları, etnik tartışmalar ve çekişmelerle tüketmeyelim” dedi.
Fatih’te bulunan İHH Genel Merkezi’nde düzenlenen basın açıklamasına çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve gazeteci katıldı.
İHH öncülüğünde düzenlenen basın toplantısına, Özgür-Der, Mazlum-Der, İlim Yayma Cemiyeti, ÖNDER, Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı, Hayrat Vakfı, TÜGVA, Sadakataşı Derneği, Yetim Vakfı, Mavi Marmara Derneği, Medeniyet Vakfı, Umut Kervanı İnsani Yardım Derneği, Seyyidan Vakfı, İnsan ve Değer Hareketi, Hayat Yolu Derneği, PTT Çalışanları Dayanışma Derneği, AKEV, WOLAS Yeryüzü Avukatları Derneği, Yeryüzü Çocukları Derneği, Yedi Hilal Derneği, Umut Ol Derneği, Davet ve Kardeşlik Vakfı, Siyer Vakfı, AID Uluslararası Doktorlar Derneği, Çeyiz Vakfı, İyiliğe Çağrı Derneği ve Dertliler Hareketi destek verdi.
“Ölenler hep aynı: Masum çocuklar, kadınlar ve siviller”
Toplantıda konuşan İHH Genel Sekreteri Ahmet Göksun, İslam coğrafyasının dört bir yanında, çocukların bombaların hedefi olduğunu belirtti. Göksun, “Dün Bosna’da, Çeçenistan’da, Afganistan’da, Arakan’da, Suriye’de ve Irak’ta dökülen kan; bugün Sudan’da, Lübnan’da, Doğu Türkistan’da, Yemen’de, Gazze’de ve İran’da dökülmeye devam ediyor. Coğrafyalar değişiyor, takvimler değişiyor ancak ölenler hep aynı: masum çocuklar, kadınlar ve siviller... Fail belli, silahlar belli, bombaların üzerindeki imzalar belli... ABD ve İsrail menşeli bombalar şehirleri yerle bir ederken, bizler hâlâ büyük düşmanımız olan ‘parçalanmışlığı’ besliyoruz” dedi.
“Enerjimizi mezhep kavgalarıyla tüketmeyelim”
“Katillerin bombaları ‘Şii misin, Sünni misin, Selefi misin, Sufi misin?’ diye sormuyor” diyen Göksun, “Hedefleri İslam dünyası ve Müslümanlar... Emperyalist güçler İslam coğrafyasını adım adım işgal edip, çocuklarımızı hayattan koparırken; anne babalar evlatsız, evlatlar anne babasız kalırken, bizler enerjimizi ve birliğimizi mezhep kavgaları, etnik tartışmalar ve çekişmelerimizle tüketmeyelim” ifadelerini kullandı.
“Birlik yoksa güç yoktur”
Emperyalistlerin ve siyonistlerin her gün her saat insan haklarını ve savaş hukukunu hiçe saydığını ifade eden Göksun, şöyle devam etti: “Çocuk, kadın, yaşlı ve sivil ayırt etmeksizin saldırılarını sürdürüyor. Bugüne kadar saldırılar sebebiyle farklı coğrafyalarda yüz binlerce insan katledildi. Milyonlarca kişi ise saldırıların oluşturduğu tahribat sebebiyle çok zor şartlar altında hayatlarına devam ediyor. Gerçekle yüzleşme vaktidir: Birlik yoksa güç yoktur. Güç yoksa zulümler durdurulamayacaktır. Buradan İslam dünyasına ve liderlerine sesleniyoruz: Ekonomik, siyasi ve askeri gücü, mazlum çocukları koruyacak bir ‘ortak iradeye’ dönüştürün.”
“Gazze’de 21 binden fazla çocuk şehit oldu”
Gazze’de, 7 Ekim 2023’ten bu yana 21 binden fazla çocuğun şehit olduğunu belirten Göksun, “Yaralanan ya da uzuv kaybı yaşayan çocuk sayısı ise 44 bin 500’ü geçti... Batı Şeria’da, Kudüs’te ve Lübnan’da 7 Ekim 2023’ten bu yana 1000’e yakın çocuk katledildi. İran’da 200’den fazla çocuk İsrail ve ABD saldırılarında hayatını kaybetti. Sudan’da ise Nisan 2023'te başlayan iç savaşta binlerce çocuk doğrudan katledilmiş; yarım milyondan fazla çocuk açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle vefat etmiştir. Doğu Türkistan’da bağımsız kuruluşların raporlarına göre 1 milyona yakın çocuk ailelerinden koparılmış durumda. UNICEF Myanmar’ın raporuna göre 2024'te 750'den fazla çocuk öldürüldü veya yaralandı. Yaklaşık 500.000 Rohingya çocuğu Bangladeş'teki mülteci kamplarında büyüyor. 2022 yılından bu yana 3 bin 200’den fazla Ukraynalı çocuk saldırılarda hayatını kaybetti” dedi.
“İran’dan öte tüm coğrafyaya yönelik bir saldırı”
Göksun, İslam coğrafyalarının ateş altında olduğunu belirterek, “Ağır bombalarla 168 çocuğu aynı anda katledenler, tüm dünyanın gözleri önünde açık açık yalan söyleyip ‘haberimiz yok’ diyorlar. Bugün İran’a yönelen Haçlı-Siyonist saldırısı İran’da son bulmayacaktır. İran, Filistin topraklarıyla sınırlı kalmayan ve Lübnan’ı, Yemen’i, Suriye’yi de hedef alan bu saldırganlık zincirinin son halkasını oluşturmakta. Bugün İran’a açılan savaşın İran’dan öte tüm coğrafyamıza, Müslümanlara karşı yürütülen bir saldırganlık olduğunu görmek ve buna göre tavır almak mecburiyetindeyiz.” dedi.
“Tüm dünya halkları tepkisini göstermeli”
“Dünya sistemi zalimleri değil mazlumları cezalandırıyor” diyen Göksun konuşmasını şöyle sürdürdü: “Epstein dosyaları, aslında Batının ‘medeniyet’ maskesi takmış muktedirlerinin, kendi çıkarları ve sapkınlıkları için neler yapabildiğini gösterdi. Bu durumun İslam coğrafyasındaki çocuk kıyımıyla bağlantıları var. İslam coğrafyasında binlerce çocuk katledilirken Batılı başkentlerin ‘sağır ve dilsiz’ kesilmesinin nedeni, bu karar vericilerin önemli bir kısmının kirli dosyalarla birbirine bağlı olmasıdır. Vicdanı şantajla rehin alınmış bir sistemden, Müslüman çocuklar için adalet beklemek imkânsızdır. Tüm dünya halkları yaşanan bu insanlık dışı katliam ve saldırılara karşı tepkisini açıkça göstermelidir.”
“İnşallah gemiler Nisan’da yola çıkacak”
Gazze için yola çıkmaya hazırlanan filolara değinen Göksun, “Her geçen gün bu filonun önemi artıyor. İnşallah Nisan’da gemiler yeniden yola çıkacak. Gündemimizden düşürmeyelim. Çünkü İsrail’in gücünü zayıflatacağına inanıyoruz. Yüzlerce gemi yola çıkarsa Allah’ın izniyle Gazze’ye ulaşabileceğimize inanıyoruz” dedi.
“İslâm’ın adaletine dünyanın ihtiyacı var”
Medeniyet Vakfı Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Kazım Sağlam, “Bu topraklar bizim topraklarımız. Şehit edilen insanlar bizim insanlarımız. Suriye de bizim, İran da bizim, Türkiye de bizim, bütün İslam coğrafyası bizimdir. Emperyalistleri coğrafyamızda görmek istemiyoruz. İsrail fıtratla mücadele ediyor. Fıtratı bozulmamış herkesi bu azgınlara karşı direnmeye davet ediyoruz. Şunu da gördük ki uluslararası kuruluşlar yerle yeksan oldu, hiçbir fonksiyon icra edemiyorlar. İslam dünyasının bir araya gelerek bağımsızlığını bütün dünyaya göstermesi lazım. İslam’ın adaletine dünyanın ihtiyacı vardır” dedi.
“İslâm coğrafyası birlikte hareket etmeli”
Mazlum-Der Genel Başkan Yardımcısı Ali Öner ise, “Bir haydutluk söz konusu. Bu haydut devletlerin İran’a saldırıp 168 çocuğun öldürmeleri sonrası BM’nin bu saldırıyı kınaması gerekirken, ABD askeri üslerinin olduğu bölgelere yapılan saldırıları kınadı. Bu da aslında uluslararası hukukun hangi boyutta olduğunu göstermektedir. İslam coğrafyası ne zaman ki birlikte hareket etme refleksi gösterirse o zaman bizim coğrafyamızın bütün halklarıyla insanca bir yaşam sürmeleri sağlanacaktır” dedi.
“İsrail, savaşı tüm bölgeye yaymak istiyor”
Umut Kervanı Derneği Başkan Yardımcısı Erdal Elibüyük, “Müslümanlar dünyaya bir nefes olabilecek bir medeniyeti tekrardan inşa etmek zorunda” dedi.
İnsan ve Değer Hareketi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Çamurluoğlu da İsrail’in Amerika ve emperyalist devletleri arkasına alarak savaşı ve kaosu bütün bölgeye yaymak istediğinin altını çizdi.
“Bu, İslâm ümmetine karşı bir saldırganlık”
Özgür Der Yönetim Kurulu Üyesi Musa Üzer ise, ABD ve İsrail saldırıları sonrası başlayan savaşın İran’dan öte coğrafyamıza ve tüm İslam ümmetine karşı yürütülen bir saldırganlık olduğunu ve buna göre tavır alınması gerektiğini ifade etti.
PTT Çalışanları Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ceyhun Konak da, “Kızlara, kadınlara özgürlük sloganıyla harekete geçen çocuk istismarcılarının ilk olarak kız çocuğu okulunu bombalaması umarım gözleri kör olanların gözlerini açar” dedi.








