
MEB’den yeni dönem: Sınavlarda bağlam temelli soru modeli
Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan “Bağlam Temelli Çoktan Seçmeli Soru Yazım Kılavuzu”nu yayımladı.

Yeni kılavuzun, merkezi sınavlardan ders materyallerine kadar eğitim sisteminin birçok alanında temel başvuru kaynağı olarak kullanılacağı bildirildi.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, yeni model öğrencilerin yalnızca bilgi düzeyini değil, bilgiyi gerçek yaşam durumlarında kullanabilme becerisini ölçmeyi hedefliyor. Bu yaklaşımın, ölçme ve değerlendirme süreçlerinde önemli bir dönüşüm başlatacağı ifade edildi.
12 ilde pilot uygulama yapıldı
MEB Ortaöğretim Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, yeni soru modelinin etkisini ölçmek amacıyla 12 ilde pilot uygulamalar gerçekleştirildi.
Bu kapsamda;
- Temel eğitim düzeyinde 4 bin 361 altıncı sınıf öğrencisi
- Ortaöğretimde 10 bin 195 onuncu sınıf öğrencisi
olmak üzere toplam 14 bin 556 öğrenci uygulamaya katıldı.
Pilot uygulamalar; Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, tarih, coğrafya, fizik, kimya, biyoloji ve din kültürü derslerinde yapıldı.
Ölçme ve değerlendirmede yeni yaklaşım
Bakanlık yetkilileri, ölçme süreçlerinin yalnızca teknik bir değerlendirme aracı olmaktan çıkarılarak öğretim sürecini destekleyen bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğine dikkat çekti.
Yeni modelin, öğrencilerin farklı durumlarda bilgi ve becerilerini kullanabilme düzeyini daha sağlıklı ortaya koyacağı vurgulandı.
Tüm sınav ve materyallerde esas alınacak
Hazırlanan kılavuzun;
- Merkezi ve ortak sınavlarda
- Okul içi yazılılarda
- Ders kitaplarında
- Yardımcı kaynaklarda
temel referans olarak kullanılacağı ve uygulamanın yaygınlaştırılacağı bildirildi.
Bu kapsamda öğretmenlerden eğitim yöneticilerine kadar tüm paydaşlar için ortak bir ölçme-değerlendirme dili oluşturulması hedefleniyor.
“Bağlam temelli soru” anlayışı öne çıkıyor
Yeni modele göre bağlam temelli sorular; öğrencinin karşılaştığı bir metin, veri seti, görsel ya da senaryo üzerinden düşünmesini, yorum yapmasını ve çözüm üretmesini gerektiriyor.
Bu yaklaşımda, sorunun formatından çok öğrencinin bilgiyi gerçek yaşamla ilişkilendirme becerisi ön plana çıkıyor.









