
Prof. Dr. Zakir Avşar: “Terörsüz Türkiye, kalıcı toplumsal bütünleşmenin başlangıcı olabilir”
Prof. Dr. Zakir Avşar, “Terörsüz Türkiye” hedefinin yalnızca güvenlik politikası olarak değil, demokratik siyaseti, toplumsal bütünleşmeyi ve kalkınmayı kapsayan uzun vadeli bir dönüşüm olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Akademisyen ve yazar Prof. Dr. Zakir Avşar, “AK Parti ve Terörsüz Türkiye: Güvenlik Paradigmasından Kalıcı Toplumsal Bütünleşmeye” başlıklı değerlendirmesinde, Türkiye’nin terörle mücadelede geldiği noktayı ve “Terörsüz Türkiye” hedefinin olası sonuçlarını ele aldı.
Avşar, AK Parti’nin kuruluşunun 25. yılına girilirken terörle mücadelede yaşanan dönüşümün de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. “Terörsüz Türkiye” hedefinin yalnızca silahlı örgütlerin etkisiz hale getirilmesiyle sınırlı olmadığını ifade eden Avşar, sürecin demokratik siyasetin güçlendirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin sağlanmasını da kapsadığını kaydetti.
Güvenlik politikasında dönüşüm
Türkiye’nin terörle mücadelesinde istihbarat, teknoloji, sınır güvenliği ve savunma sanayii alanlarında önemli gelişmeler yaşandığını belirten Avşar, yerli savunma teknolojileri ve insansız hava araçlarının etkin kullanımının terör örgütlerinin hareket alanını daralttığını ifade etti.
Avşar’a göre güvenlik politikası zaman içerisinde yalnızca terör eylemlerini önlemeye odaklanan bir anlayıştan, örgütlerin beslendiği alanları ve bölgesel hareket kabiliyetlerini sınırlandıran daha kapsamlı bir yapıya dönüştü.
Demokratik siyaset vurgusu
“Terörsüz Türkiye” hedefinin temel unsurlarından birinin şiddetin siyasi taleplerin ifade edilmesinde bir araç olmaktan çıkarılması olduğunu belirten Avşar, demokratik siyasetin toplumun tüm kesimleri açısından güçlü ve güvenilir bir temsil alanı haline gelmesi gerektiğini savundu.
Avşar, güvenlik kapasitesinin güçlendirilmesiyle demokratik siyasetin gelişmesinin birbirine alternatif olmadığını, aksine kalıcı güvenliğin toplumsal aidiyet ve demokratik meşruiyetle desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Meclis sürecine dikkat çekti
Sürecin TBMM zemininde ele alınmasının önemine de değinen Avşar, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarının terör meselesinin parlamenter zeminde değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti.
Avşar, kalıcı toplumsal bütünleşmenin farklılıkların çatışma unsuru olmaktan çıkarılarak ortak vatandaşlık ve ortak gelecek anlayışı etrafında buluşulmasıyla mümkün olabileceğini kaydetti.
Ekonomiye ve bölgesel kalkınmaya katkı
Terör tehdidinin sona ermesinin ekonomik ve sosyal alanlarda da olumlu sonuçlar doğurabileceğini belirten Avşar, güvenlik harcamalarından kaynaklanan maliyetlerin azalmasıyla kamu kaynaklarının eğitim, sağlık, altyapı, istihdam ve üretim gibi alanlara daha fazla yönlendirilebileceğini ifade etti.
Özellikle Güneydoğu Anadolu’da güvenlik ve kalkınma arasındaki ilişkinin yeniden kurulmasının yalnızca bölgesel değil, Türkiye genelinde stratejik kazanımlar sağlayabileceğini belirtti.
Avşar, “Terörsüz Türkiye” hedefinin başarı ölçütünün yalnızca terör eylemlerinin sona ermesi olmadığını, şiddetin siyasal ve toplumsal hayat üzerindeki etkisinin kalıcı biçimde ortadan kaldırılması, demokratik siyasetin güçlenmesi ve ortak gelecek duygusunun pekiştirilmesi olduğunu ifade etti.
Avşar’a göre bu süreç, Türkiye’nin güvenlik kapasitesini toplumsal barış, demokratik siyaset ve sürdürülebilir kalkınmayla birleştirebileceği yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.








