RAMAZAN’DA SAĞLIKLI BESLENMENİN PÜF NOKTALARI
Beylikdüzü Belediyesi diyetisyen hekimleri Ramazan ayında dengeli ve sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek sahurdan iftara uzanan süreçte uygulanabilecek önerileri paylaştı.

Beylikdüzü Belediyesi diyetisyen hekimleri, Ramazan ayında dengeli ve sağlıklı beslenmenin önemine
dikkat çekerek sahurdan iftara uzanan süreçte uygulanabilecek önerileri vatandaşlarla paylaştı. Ramazan
ayının başlamasıyla birlikte beslenme düzeninde yaşanan değişimlere dikkat çeken diyetisyen hekim Merve
Akdeniz ve Betül Arda, uzun süreli açlık sonrası doğru yemek tercihleri konusunda önemli
bilgilendirmelerde bulundu. Öte yandan diyetisyen hekimler, iftar sofrasında dengeli bir tabak oluşturulması
gerektiği ve proteinin, sağlıklı yağların, lifli gıdaların ve kontrollü karbonhidratın bir arada bulunması
gerektiğini belirtti. Diyetisyenler karbonhidrat ağırlıklı bir öğünün ani insülin iniş çıkışlarına yol açabileceği
aktarırken amaçlarının bir anda doymak değil, tokluk süresini daha uzun ve dengeli şekilde sürdürmek
olduğunu vurguladı.
“En çok dikkat edilmesi gereken konu kesinlikle su tüketimi”
Ramazan ayında su tüketimine dikkat çeken diyetisyen hekim Betül Arda “Ramazan boyunca en çok dikkat
etmeleri gereken konu kesinlikle su tüketimi. Zaten gündelik iki, iki buçuk litre su tüketimine ihtiyacımız
varken Ramazan ayında uzun süreli susuzluktan dolayı bunu biraz kaçırabiliyorlar. İftar ve sahur arasına
yayarak bu iki litreyi tüketmelerinin öneminden özellikle bahsediyoruz. Bu noktada çay, kahve yerine
sadece suyla sıvı desteğini almaları çok önemli. Aslında oruç vücudumuzda biriken toksinlerden kurtulmak
için mükemmel bir destekleyici. Ama kronik rahatsızlığı olan yaşlı bireylerimizin bunu doktorlarının
kontrolü altında yapmalarını öneriyoruz” ifadelerini kullandı.
“Dengeli bir tabak oluşturulması gerekiyor”
Diyetisyen Merve Akdeniz ise “Öncelikle uzun süre açlık sonrası orucumuzu hurmayla açabiliriz. Bunun
dışında bir meyve önermiyoruz. Çünkü ani insülin, dalgalanmaları yaşamanızı istemeyiz. Sonrasında bir
kâse çorbayla devam edebiliriz. Ardından dengeli bir tabak oluşturulması gerekiyor. Protein, karbonhidrat,
sağlıklı yağ ve liften zengin sebzelerin bir arada yer aldığı; karbonhidrat ağırlıklı olmayan bir öğün tercih
edilmeli. Aksi halde gün içerisinde tokluk süresi kısalabiliyor ve enerji dalgalanmaları yaşanabiliyor.
Sahurda klasik bir kahvaltı düşünebiliriz. Ama kızartma, hamur işi gibi ya da geceden kalan yemekleri
yememeliyiz ki gün içerisinde susama, halsizlik gibi durumlar yaşamayalım” şeklinde konuştu.








