islami sohbet almanya sohbet sohbet siteleri mobil sohbet bets10 giriş
05 Ağustos 2025 - Salı

*KÜRESEL VİCDAN AYAKTA, İSLAM DÜNYASI SESSİZLİKTE*

*KÜRESEL VİCDAN AYAKTA,İSLAM DÜNYASI SESSİZLİKTE*

Yazar - MEHMET SEBAH YİĞİT
Okuma Süresi: 5 dk.
MEHMET SEBAH YİĞİT

MEHMET SEBAH YİĞİT

info@aktuelgazete.comm - 02126647132
Google News

 

Liderlerin değil, halkların yüz akıyla yazılmış bir insanlık sınavı…

 

  *Orta Doğu’da Her Gün Yeni Bir Acı, Aynı Sessizlik*

 

Ortadoğu haritası, her yeni gün kanla yeniden çiziliyor. Gazze, Suriye, Yemen… Bombalanan evler, aç kalan çocuklar, çaresiz anneler… 

 

*NEDEN Mİ?*

 

*1. Kanın Coğrafyası ve Sessizliğin Sınırları*

 

Ortadoğu, dünya haritasının gözümüzün önünde en çok kanla çizilen bölgesi haline geldi. Gazze, Suriye, Yemen… Her sabah yeni bir yıkım, her akşam yeni bir ağıt. Ama trajedinin en keskin yüzü, yıkılan binalar veya kaybedilen canlardan değil; bunların karşısındaki derin sessizlikten ibaret.

 

Özellikle de bu coğrafyada, kendisini “Müslüman halkların temsilcisi” olarak gösteren onlarca devlet liderinden yükselmesi gereken sesin çıkmaması artık sıradanlaştı. Diplomatik nezaket kalıplarının arkasına saklanan birkaç cümleyle, binlerce çocuğun, annenin, yaşlının ölümü geçiştiriliyor. İnsanlık adına konuşması gerekenler, siyasi çıkarlar uğruna susmayı tercih ediyor.

 

*2. Çifte Standart Değil, Çıkar Ortaklığı*

 

Geçtiğimiz haftalarda Gazze’de bir kilise bombalandı. Kurbanlardan birinin Hristiyan olduğunun açıklanmasıyla birlikte, Avrupa’daki birçok hükümet sert kınama mesajları yayımladı. Ne acıdır ki, aynı bölgede haftalardır katledilen yüzlerce Müslüman çocuğun ve kadının ölümü bu ülkelerde aynı yankıyı bulmadı.

 

Ancak bu durumun tek sorumlusu Batı’nın çifte standardı değil. Asıl utanç verici olan, Filistin için en çok sokağa çıkanların Paris’teki işçiler, Londra’daki öğrenciler, New York’taki aktivistler olması… Üstelik bu insanların büyük bir kısmı Müslüman bile değil.

 

Oysa aynı coğrafyada onlarca İslam ülkesi ve milyarlarca Müslüman nüfus bulunuyor. Ama ne sokaklar doluyor, ne liderler harekete geçiyor, ne de ortak bir ses yükseliyor. Bu suskunluk artık ahlaki değil, stratejik bir tercihe dönüşmüş durumda.

 

*3. Sözde Liderler, Gerçekte Seyirciler*

 

Bugün kendisini “ümmetin lideri” olarak konumlayan birçok yönetici, sadece koltuklarını koruma peşinde. Filistin’de yaşananları birkaç sosyal medya paylaşımıyla geçiştiren, uluslararası platformlarda samimiyetsiz birkaç açıklamayla rol yapan bu liderler, aslında yalnızca kendi halklarına değil, insanlık onuruna da ihanet ediyorlar.

 

Liderlik, sadece toplantı salonlarında değil, kriz anlarında gösterilen cesaretle ölçülür. İsrail’in sistematik saldırıları karşısında bir araya gelemeyen, ortak bir tavır dahi geliştiremeyen İslam dünyası liderleri, tarihe sadece suskunluklarıyla değil, ahlaki acizlikleriyle de geçecekler.

 

*4. Sahici Tepkiyi Verenler: Halklar*

 

Ne acıdır ki, Filistin’in gerçek destekçileri devletler değil, halklar oldu. Latin Amerika’da, Avrupa’da, Afrika’da, Asya’da… On binlerce insan sokaklara döküldü. Kimi işini, kimi eğitimini, kimi ise özgürlüğünü riske atarak Filistin’in sesini dünyaya duyurmaya çalıştı.

 

Dünyanın dört bir yanında Müslüman olmayan vicdan sahipleri, mezhepleri, kimlikleri, siyasi görüşleri bir kenara bırakarak insanlığın ortak acısına sahip çıktı. Bir tarafta adalet ve özgürlük için mücadele eden halklar var, diğer tarafta çıkar hesaplarıyla suskunluğa gömülen iktidarlar.

 

*5. Sessizliğin Bedeli*

 

Bugün susanlar, sadece bugünü kaybetmiyor. Geleceklerini, itibarlarını, halklarının güvenini de yitiriyorlar. Çünkü sessizlik, zalimin işini kolaylaştırır. Ve ne yazık ki, İslam dünyasının liderleri bu kolaylaştırıcılığın en etkili parçalarından biri haline geldi.

 

Bu suskunluk devam ederse, Filistin bugün yanarken, yarın başka bir ülke yanacak. Ve yine aynı diplomatik cümlelerle geçiştirilecek. Halklar ise liderlerinin değil, vicdanlarının sesini dinleyerek yeniden sokaklara dökülecek.

 

 

*Son Söz:* 

*Liderlik Değil, Onur Savaşı*

 

Bu artık sadece bir bölgesel mesele değil. Bu, insanlık adına bir onur sınavı. Bu sınavı geçenler halklar oldu; kalanlar ise yönetenler.

 

Filistin’in yanında duranların dini değil, vicdanı ortak. Bu da gösteriyor ki, gerçek adalet ve dayanışma, artık saraylardan değil; meydanlardan, halkların yüreğinden doğuyor.

eğil, Onur Savaşı

 

Bu artık sadece bir bölgesel mesele değil. Bu, insanlık adına bir onur sınavı. Bu sınavı geçenler halklar oldu; kalanlar ise yönetenler.

 

Filistin’in yanında duranların dini değil, vicdanı ortak. Bu da gösteriyor ki, gerçek adalet ve dayanışma, artık saraylardan değil; meydanlardan, halkların yüreğinden doğuyor.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları