SÖZ USTASI OLMAK YERİNE HAL EHLİ OLABİLMEK
SÖZ USTASI OLMAK YERİNE HAL EHLİ OLABİLMEK

ÖNDER GÜZELARSLAN
info@aktuelgazete.com - 02126647132Neredeyse çeyrek asırdır güzel ülkemizin her köşesini karış karış geziyorum. Birçok insanla tanıştım sohbet ettim, hem hal oldum. Bu süre zarfında eğitim camiası içinde bazı projeler yaparak eğitim camiasının bir parçası oldum. Genel de eğitimciler olmak üzere ülkemin her noktasında yöneticiden yönetilen sıradan vatandaşa kadar, eğitimli eğitimsiz herkesle görüşme konuşma ve dertleşme fırsatım oldu. İnsanlar her görüşmemizde farklı bir derdi ve problemi gündeme getirdiler. Ancak gördüğüm o ki çoğunlukla ve genelde de eğitim alanındaki problemler daha yoğun gündemimiz oldu. Herkes gelecek neslin geçmişten kopuk olduğunu, kültürümüzden ve de değer yargılarımızdan uzak yetiştiğinden yakındı. Kime dokunduysak bin ah işittik.
Ancak hiç kimse bunda benim de payım var diyemedi.
Yıllardır bu ülke de konuşmalar yapılır. Çeşitli konulardaseminerler ve konferanslar verilir. Camilerin kürsülerindevaazlar edilir, cuma günleri hutbeler okunur, topluma sürekli nasihatlerde bulunulur. Aynı şey okullardatekrarlanır. Öğretmenler, idareciler sürekli konuşarak öğrencilere bir şeyler anlatmaya çalışır. Ancak hiç kimseöğrenciye, genç adama, toplumun fertlerine maalesef örnek bir duruş gösteremez.
Bugünün gençliğinin yol haritasını dijital ortam belirliyor. Sosyal medyadaki fenomenler, internette görülen ortamlar, dizilerdeki pembe tablolar gençliğin önünde onları yönlendiren birer ışık gibi duruyor. Okullarda ise eğitimciler, öğretmenler bin bir türlü çabaya rağmen çocukları ve gençleri maalesef etkileyemiyor. Eğitimcilerin çocukları etkileyememesinin en büyük sebebi yine kendileri, ancak bunun da farkında değiller. Sadece eğitimciler değil tabi ki ebeveynler de bu gidişatın sorumlusu. Zira hem ebeveynler hem eğitimciler çocuklar üzerinde sürekli baskı kurarak bir şeyler anlatmaya çalışıyorlar. Evladım şunu yapma bunu yapma şöyle davran, böyle davran vs.
Bunlar defalarca tekrarlanıyor. Ancak bunları, sözleriyle ifade edenler söylediklerini kendi davranışlarına aksettiremiyorlar. Çocuklar önlerinde rol model göremiyorlar. Kendilerine iyiyi ve güzeli anlatmaya çalışan ebeveynleri, öğretmenleri toplumun önünde giden insanlar söyledikleri güzel davranışları ortaya koyamıyorlar. Hal böyle olunca da sözler bir anlam ifade etmiyor ve bir işe yaramıyor. Tanzimat dönemi şairlerinden Ziya Paşa’nın meşhur bir sözü var “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” diye. Devamında da “Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.” Yani diyor ki Ziya Paşa, insanın kişiliği, karakteri ve aklının gerçek seviyesi yaptıklarından belli olur. Boş laflar, güzel sözler gerçeği yansıtmaz; kişinin değeri ancak eseriyle ölçülür.
Evet unutmamız gereken bir gerçek var ki o da şu; Bir kişinin karakteri hakkında malumat sahibi olmak istiyorsak eğer, o kişinin sözlerinden ziyade gerçekleştirdiği eylemlere, davranışlarına bakmak gerekir. Kısacası hal ehli olmak gerekiyor. Çok konuşmak yerine güzel ahlakı, dürüstlüğü ve olgunluğu yaşantısıyla, davranışlarıyla ortaya koyması gerekir. Davranışlarıyla sözleri uyumlu olması gerekir. Özü sözü bir olması diyoruz biz bu duruma. Hz. Mevlâna hal ehli olmakla alakalı bakın ne diyor.
“Acı su da tatlı suda berraktır. Sakın görünüşe aldanma. Görünüşte herkes insandır ama gerçek insan hal ehli olandır.”
Niyâz-i Mısrî ise hal ehli olabilmeyi şu sözlerle ifade ediyor:
"Kuru laf ile maksud ele girmez,
Yürü hâl ehli ol, kâli n'idersin?"
Şöyle bir tarihi geçmişi incelediğimizde azıtıp sapıtan insanlığı hidayete erdirmek için gönderilen bütün peygamberler de sözlerinin yanı sıra yaşantılarıyla insanları etkilemeye çalışmışlardır. Yaşantıları daha ön planda yer almıştır. Bugünün en büyük eksiği de bu. Gençler ya da gelecek kuşak kendisinden öncekilerden doğru, dürüst ve güzel bir yaşantı örneği görmek istiyor. Bunu toplumun içinde göremeyince de okullarda binlerce öğretmen büyük bir özveri gösterse de bu özverinin hiçbir anlamı olmuyor. Sadece yüzeysel bir durum olarak kalıyor.
İşte o sebeple çocuklara ve gelecek nesle örnek davranışlar ortaya koyabilen insanlar olmamız gerekiyorki onlardan da bunu bekleyebilelim. Sadece sözlerimize itibar etmelerini beklemeyelim. Unutmayalım davranışlar herkesin kendi yüzünü gösterdiği bir aynadır. Özü sözübir olan ve yaşantısıyla insanlığa örnek bir hayat gösteren Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i hayatımızın merkezine alır ve O’nun hayatını örnek alabilirsek bizlerde gelecek nesle doğru ve iyi bir örneklik göstermiş oluruz.
Yazımı Dale Carnegie’ye ait bir sözle tamamlıyorum.
“Bir insanın davranışı sözlerinden daha yüksek sesle konuşur.


