islami sohbet bizim mekan çemberleme makinası kurumsal web dini chat sohbet odaları
14 Eylül 2026 - Pazartesi

*ÇOCUKLARIMIZI KAYBEDİYORUZ*

*ÇOCUKLARIMIZI KAYBEDİYORUZ*

Yazar - MEHMET SEBAH YİĞİT
Okuma Süresi: 5 dk.
MEHMET SEBAH YİĞİT

MEHMET SEBAH YİĞİT

info@aktuelgazete.comm - 02126647132
Google News

 

 

Bugün yine milyonlarca çocuk okul yolunda.

 

Çantalar hazırlandı, formalar giyildi, servisler hareket etti. Anne babalar çocuklarını okula gönderirken bir taraftan da “Bu yıl nasıl olacak?” diye düşünüyor.

 

Ama benim asıl sorum başka:

 

Biz çocuklarımızı gerçekten eğitiyor muyuz, yoksa sadece sınavlara mı hazırlıyoruz?

 

Çünkü artık çocuklarımızın önünde sadece ders kitapları yok.

 

Telefon var.

 

Sosyal medya var.

 

Yapay zekâ var.

 

Akran baskısı var.

 

Gelecek kaygısı var.

 

Ve bütün bunların ortasında, çocuğuna yetişmeye çalışan anne baba var.

 

Bir tarafta eğitim masrafları her geçen gün aile bütçesinde daha fazla yer tutuyor. Diğer tarafta çocuklarımızın psikolojik yükü büyüyor. Bugün bir öğrencinin başarısızlığı sadece “ders çalışmadı” cümlesiyle açıklanamayacak kadar karmaşık hale geldi.

 

Çünkü çocuk bazen çalışmak istemiyor değil…

 

Çalışacak gücü kendinde bulamıyor.

 

Bunu birbirinden ayırmak zorundayız.

 

Ben yıllardır eğitim kurumlarının içerisinde çocukları, gençleri ve aileleri gözlemliyorum.

 

Şunu çok net görüyorum:

 

Bazı anne babalar çocuklarının ders başarısını kendi başarıları gibi görüyor.

 

Çocuk 90 alınca mutlu oluyor.

 

70 alınca kızıyor.

 

50 alınca dünyası yıkılıyor.

 

Peki çocuk ne hissediyor?

 

“Ben başarısızım.”

 

İşte tehlike burada başlıyor.

 

Çünkü sürekli başarısı üzerinden değer gören çocuk, bir süre sonra başarısız olmaktan değil, değersiz olmaktan korkmaya başlıyor.

 

Biz çocuklarımıza önce şunu öğretmeliyiz:

 

“Sen aldığın puandan daha değerlisin.”

 

Ama bunun hemen arkasından da başka bir cümleyi kurmalıyız:

 

“Değerli olman, sorumluluklarını yerine getirmeyeceğin anlamına gelmez.”

 

İşte eğitim tam da burada başlıyor.

 

Ne sadece disiplin…

 

Ne sadece özgürlük…

 

Ne sadece sınav…

 

Ne sadece sevgi…

 

Dengeli bir eğitim.

 

Bugün yapay zekâdan çok konuşuyoruz.

 

Yapay zekâ öğrencinin sorusunu çözüyor.

 

Ödevini anlatıyor.

 

Metin yazıyor.

 

Bazen öğrencinin yerine düşünüyor.

 

Peki biz çocuklarımıza düşünmeyi öğretebiliyor muyuz?

 

Asıl mesele bu.

 

Çünkü geleceğin dünyasında bilgiye ulaşmak zor olmayacak.

 

Bilgi her yerde olacak.

 

Ama doğru soruyu sorabilen, doğru bilgiyi seçebilen, muhakeme edebilen ve gerektiğinde “Hayır, bu doğru değil” diyebilen gençlere ihtiyacımız olacak.

 

Bu yüzden eğitim sistemini sadece sınav başarısı üzerinden tartışmak bana göre eksik kalıyor.

 

Bir öğrencinin kaç net yaptığı elbette önemlidir.

 

Ama nasıl bir insan olduğu daha önemlidir.

 

Çünkü biz çocuklarımızı sadece üniversiteye göndermiyoruz.

 

Onları hayata gönderiyoruz.

 

Ve hayatın sınavı, ÖSYM’nin sınavından çok daha uzun.

 

Bugün yeni eğitim yılının ilk günü.

 

Ben bütün öğrencilerimize şunu söylemek istiyorum:

 

Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın.

 

Dün olduğunuz kişiden daha iyi olmaya çalışın.

 

Yanlış yapmaktan korkmayın.

 

Ama aynı yanlışı tekrar tekrar yapmamayı da öğrenin.

 

Anne babalara da bir çift sözüm var:

 

Çocuğunuzun notunu takip ettiğiniz kadar ruhunu da takip edin.

 

Ne kadar soru çözdüğünü sorduğunuz kadar, “Bugün nasılsın?” diye de sorun.

 

Çünkü bazen bir çocuk 100 soruyu çözer ama kimse onun içinde 101 tane soru olduğunu fark etmez.

 

Ve eğitimciler…

 

Bizim de kendimizi sorgulamamız gerekiyor.

 

Sadece kayıt sayısını, başarı oranını, dereceyi değil;

 

çocuğun hayatına ne kattığımızı konuşmalıyız.

 

Çünkü eğitim, çocuğu sınavdan geçirip üniversiteye göndermek değildir.

 

Eğitim;

 

çocuğu hayata hazırlamaktır.

 

Bugün yeni bir eğitim yılı başlıyor.

 

Dilerim bu yıl çocuklarımızın sadece netleri değil;

 

özgüvenleri de artsın.

 

Sadece başarıları değil;

 

vicdanları da büyüsün.

 

Sadece iyi üniversitelere değil;

 

iyi bir geleceğe yürüsünler.

 

Çünkü unutmayalım:

 

**Çocuklarımız bizim geleceğimiz değil sadece…

 

Çocuklarımız bugünümüzdür.**

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları