islami sohbet bizim mekan çemberleme makinası kurumsal web dini chat sohbet odaları
13 Temmuz 2026 - Pazartesi

15 TEMMUZ’U SADECE BİR GECE SANANLAR YANILIYOR

15 TEMMUZ’U SADECE BİR GECE SANANLAR YANILIYOR

Yazar - MEHMET SEBAH YİĞİT
Okuma Süresi: 3 dk.
MEHMET SEBAH YİĞİT

MEHMET SEBAH YİĞİT

info@aktuelgazete.comm - 02126647132
Google News

15 Temmuz’u yalnızca birkaç saatte yaşanmış bir darbe girişimi olarak okumak, Türkiye’nin yakın tarihini eksik okumaktır.

Bir milletin kaderini değiştirecek büyüklükteki olaylar bir gecede ortaya çıkmaz. Onların öncesinde siyasi, ekonomik, toplumsal ve uluslararası birçok gelişme yaşanır. 15 Temmuz da böyle bir sürecin sonunda meydana gelmiştir.

 

Bu nedenle, o geceyi değerlendirirken yalnızca tankları, uçakları ve silah seslerini değil; öncesinde yaşanan gerilimleri de hatırlamak gerekir.

 

Türkiye, uzun yıllardır bulunduğu coğrafyanın en kritik ülkelerinden biridir. Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Karadeniz ve Doğu Akdeniz’in kesişim noktasındaki bir ülkenin attığı her adım yalnızca kendi sınırlarını değil, bölgesel dengeleri de etkiler.

 

Son yıllarda savunma sanayisindeki yatırımlar, dış politikadaki yeni yönelimler ve bölgesel etkinlik arayışları Türkiye’yi uluslararası tartışmaların merkezine taşımıştır. Bu gelişmelerin 15 Temmuz’la doğrudan nasıl ilişkilendirileceği konusunda farklı değerlendirmeler bulunsa da, darbe girişiminin Türkiye üzerinde derin etkiler bıraktığı tartışmasızdır.

 

Bugün hâlâ “15 Temmuz bir tiyatroydu” diyenler var.

 

Demokratik toplumlarda farklı görüşler ifade edilebilir. Ancak bir iddiayı dile getirirken, o gece hayatını kaybedenleri, yaralananları ve toplumda oluşan derin travmayı da göz ardı etmemek gerekir.

 

Tarih, sloganlarla değil; belgeler, tanıklıklar ve yaşanmışlıklarla değerlendirilir.

 

15 Temmuz’u anlamak isteyenler için cevap yalnızca 15 Temmuz gecesinde değildir. Daha geriye bakmak gerekir. Türkiye’nin yaşadığı siyasal krizler, güvenlik tartışmaları ve toplumsal kutuplaşmalar, o dönemin arka planını anlamaya yardımcı olabilir.

 

Şu soru her zaman önemini koruyor:

 

Eğer o girişim başarılı olsaydı, Türkiye bugün nasıl bir tabloyla karşı karşıya olacaktı?

 

Bu sorunun kesin cevabını kimse bilemez. Ancak demokratik düzenin kesintiye uğramasının ülkeye ağır bedeller ödetebileceği yönünde güçlü bir kanaat vardır.

 

Geçmişe bakarken duygular kadar sağduyuya da ihtiyaç vardır.

 

15 Temmuz’u ne kutsal bir tartışma alanına dönüştürmek ne de basit bir komplo söylemiyle geçiştirmek doğrudur.

 

Türkiye’nin yakın tarihini anlamanın yolu; olayları birbirinden koparmadan, farklı bakış açılarını dikkate alarak ve tarihî bağlamı gözden kaçırmadan değerlendirmektir.

 

Çünkü hafızasını kaybeden toplumlar, geleceğini inşa etmekte zorlanır. 15 Temmuz da, nasıl yorumlanırsa yorumlansın, Türkiye’nin hafızasında silinmeyecek bir dönüm noktası olarak yerini almıştır

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları