islami sohbet almanya sohbet sohbet siteleri mobil sohbet bets10 giriş
26 Ağustos 2025 - Salı

ANLATIM DİLİ Mİ? DAVRANIŞ DİLİ Mİ?

ANLATIM DİLİ Mİ? DAVRANIŞ DİLİ Mİ?

Yazar - ÖNDER GÜZELARSLAN
Okuma Süresi: 8 dk.
ÖNDER GÜZELARSLAN

ÖNDER GÜZELARSLAN

info@aktuelgazete.com - 02126647132
Google News

 

Hiç şüphesiz dil, iletişimin olmazsa olmazı ve kültürün bir parçasıdır. İletişimin temelini oluşturan dil, kişinin düşünme şeklini ortaya koyar ve davranış şeklini etkiler.Farklı kültür arasında köprü vazifesi de gören dil, iletişimi de zenginleştirir. İnsanların duygularını ve niyetlerini anlamaya yarayan dil, anlatım yönüyle mi insanı daha çok etkiler, davranış yönüyle mi? Bu bir tartışma konusu da olabilecek bir soru. Ancak çoğu kimse anlatımdan ziyade davranış dilinin daha etkili olduğunu söyler.Şüphesiz de öyledir. 

Psikolojide beden dili diye ifade edilen davranış dili, insan davranışlarının altında yatan anlamları anlatmak için kullanılır genelde. İnsanların duygularını, düşüncelerini ve niyetlerini ifade etmek için anlatımdan ziyade en etkili yöntem beden dili yani davranış dilidir.İnsanların duygularını ve niyetlerini anlamanın önemli bir yolu olan davranış dili aynı zamanda bir güveni de ortaya koyar.

Bgirizgâhtan sonra anlatım dili miDavranış dili mi?Daha çok anlamlı ve önemli onu ortaya koyan ve Endonezyanın İslamiyet ile tanışmasına vesile olan ibretlik bir hikâyeyi anlatmak istiyorum

Dünyanın en kalabalık Müslüman ülkesi Endonezya 5 akçelik bir kumaş sayesinde Müslüman olmuştur.

Hadise şöyle cereyan ediyor:

Kendi halinde bir tüccar bir gün kumaşları gemiye yüklemiş. Endonezya’ya gitmiş ve oraya yerleşmiş. İşini orada devam ettirmeye başlayan tüccarı kumaşları kaliteli ve tam da halkın aradığı cinstendi. Kendisi de kanaat sahibi bir insandı. Kazancı az olsun, temiz olsun düşüncesindeydi. Bir gün iş yerine geç geldiğinde elemanı sattığı maldan iyi bir kâr elde ettiğini söyledi.Tüccar bu durum karşısında merak içinde elemanına sormuş:

– Hangi kumaştan sattın?

-Şu kumaştan efendim.

-Metresini kaça verdin?

-On akçeye.

-Nasıl olur?” diye hayret içinde kalmış tüccar.

-Beş akçelik kumaşı on akçeye nasıl satarsın? Bize hakkı geçmiş adamcağızın. Görsen tanır mısın onu? Eleman gitmiş ve malı sattığı müşteriyi bulup, getirmiş.Dükkân sahibi tüccar müşteriyi karşısında görür görmezondan helâllik istemiş ve fazla parayı ona geri iade etmiş. Müşteri bu durum karşısında çok şaşırmış. Böyle bir durumla ilk defa karşılaştığı için olaya anlam da verememiş. 

-Ne demekti hakkını helâl et?

Bu olay kısa sürede dilden dile dolaşmış ve çok geçmeden kralın kulağına kadar ulaşmış. En sonunda kral kumaş tüccarını saraya çağırtmış.

Kral tüccara sormuş:

-Sizin yaptığınız bu davranışı daha önce biz ne duydukne de gördük. Bunun aslı nedir?

-Tüccar, ben bir Müslüman’ım. İslâm dini bana böyleyapmamı emrediyor. Müşterinin bana hakkı geçmişti. Dolayısıyla kazancıma haram girmişti. Ben sadece bir yanlışı düzelttim.

Kral,

-İslâm nedir, Müslümanlık nedir? gibi peş peşe sorular sorar. Birer birer bütün sorularını cevaplamış tüccar. Kral ilk defa duyuyordu böyle bir dinin varlığını. Fazla zaman geçirmeden İslâm’ı kabul etmiş ve daha sonra da kısa süre içinde de halk da Müslüman olmuş.

250 milyonluk nüfusa sahip olan bugünkü Endonezya’nın Müslümanlığı kabul etmesindeki sır sadece işte bu beş akçelik kumaştı. Yapılan tek şey vardı sadece inandığı gibi yaşamak, sahip olduğu güzellikleri çevresiyle paylaşmaktı.

Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şerifinde şöyle bir müjde veriyor: “Doğru ve güvenilir tüccar, kıyamet gününde Peygamberler, sıddıklar (doğrular) ve şehitlerle beraberdir.” 

Bu olaydan da anlıyoruz ki, asıl etkili olan söz dili değil, hal dili yani davranış dilidir. Konuşmaktan çok yaşamakgerekir. Anlatmaktan ziyade davranış dilinin devreye girmesi gerekir. Bugün geldiğimiz noktada da artık Kal dili yerine hal dili konuşmalı. 

 

 

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.